Gönderen Konu: Doğu Karadeniz Bölgesi' nde KANSER Gerçeği !!..  (Okunma sayısı 2884 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı A.ÜSTÜNBAŞ

  • Deneme Mod
  • *
  • İleti: 4388
  • Rep Puanı: +112/-0
Doğu Karadeniz Bölgesi' nde KANSER Gerçeği !!..
« : Ocak 20, 2011, 11:13:01 ÖÖ »

 
   :klp:  :klp: Doğu Karadeniz Bölgesi’nde kanser gerçeği   :!:

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde, Erkeklerde en fazla akciğer, kadınlarda meme kanseri görülüyor.

Karadeniz’deki kanser gerçeği  (16  aRALIK  2010)
Giresun’un Görele ilçesinde Opr. Dr. Ergun Özdemir Devlet Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Leyla Bostan, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde erkeklerde en fazla akciğer kanseri, kadınlarda ise meme kanserinin daha sık görüldüğünü söyledi.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Dr. Leyla Bostan “Akciğer kanseri günümüzde en sık görülen kanser türüdür. Tüm dünyada kanser olgularının yüzde12.8′inden, kanser ölümlerinin ise yüzde17.8′den sorumludur. Sağlık bakanlığı verilerine göre Karadeniz Bölgesi’nde erkeklerde akciğer kanseri ilk sırayı alırken, bayanlarda meme kanseri daha sık görülmektedir. Sigara kullanımı yüzde 94 oranında akciğer kanseri gelişiminde rol oynarken, pasif içiciliğin etkisi de göz ardı edilmemelidir. Diğer etkenler arasında yaş, cinsiyet, meslek, hava kirliliği, radyasyon, genetik ve geçirilmiş akciğer hastalıkları yer almaktadır. Bu nedenlerden dolayıdır ki, sigara içmeyen kişilerde de daha az sıklıkta akciğer kanseri gelişebilmektedir. Etkenlere bakıldığında büyük oranda önlenebilir bir hastalıktır. Akciğer kanseri hastalarının büyük kısmı tanı anında yaygın hastalığa sahiptirler. Çoğunlukla herhangi bir belirti vermeden sağlık kontrolleri sırasında saptanırlar. En sık başvuru şikayetleri öksürük, kilo kaybı, nefes darlığı, göğüs ağrısı ve kanlı balgam çıkarmadır. Eğer kendinizde bu bulguları saptıyorsanız size en yakın göğüs hastalıkları uzmanına mutlaka başvurun” dedi.

Günümüzde sağlık alanında teknolojinin de gelişmesi ile birlikte erken tanı ve tedavi olanağının arttığını kaydeden Bostan “Tüm kanser türlerinde olduğu gibi akciğer kanseri de sosyal yaşamı etkileyen, maddi ve manevi birçok kayıba sebep olan yıkıcı bir süreci başlatır. Sosyal destek tedavi başarısında çok önemlidir. Unutulmamalı ki erken tanı bu yıkıcı süreci tersine çevirebilir” diye konuştu.

Kaynak: (Haberturk.com) İnternetten  ALINTI. 20.01.2011  :klp:  :klp:  Naklen  Yazan  :  A. ÜSTÜNBAŞ  :klp:  :klp:

SİGARA ' sız  temiz  çevre, temiz  toplum,  sağlıklı  yaşam  için  elele...

. . ..  NE  KADAR  TEMİZ  İSEN, O  KADAR  İNSANSIN  . . .

Çevrimdışı A.ÜSTÜNBAŞ

  • Deneme Mod
  • *
  • İleti: 4388
  • Rep Puanı: +112/-0
Ynt: Doğu Karadeniz Bölgesi' nde KANSER Gerçeği !!..
« Yanıtla #1 : Ocak 20, 2011, 11:28:14 ÖÖ »
Adı:KARADENİZDE KANSER GERÇEĞİ
Kategori:Kuruluşlar - Siyasi Kuruluşlar
Açıklama:'Bilim adamları halkı kandırıyor'

Çernobil'le ilgili kamuoyuna yapılan tutarsız açıklamalar nedeniyle halk, kanser vakalarının tek nedeninin çernobil olduğunu düşünüyor. Çernobil'in Karadeniz'deki Etkilerini Araştırma Komisyonu Başkanı Hüseyin Ayaz bilim adamlarının halkı kandırdığını iddia ediyor.

Tarih 26 Nisan 1986... Yer Ukrayna... Çernobil Nükleer Santrali'nde gece yarısı saat 01'i 23 dakika 58 saniye geçe ardı ardına iki büyük patlama meydana geldi ve dünya tarihinin en büyük facialarından biri yaşandı. Patlamaların ardından yüzlerce kişi hayatını kaybederken, radyasyon yüklü ölüm bulutları önce Avrupa'ya, daha sonra Trakya ve Karadeniz Bölgesi'ne yayıldı. Radyasyonun yüzde 40'lık bölümü Ukrayna, Sovyetler Birliği ülkeleri ve Batı Avrupa'yı etkisi altına aldı.

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK)'in yaptığı araştırmaya göre, facianın ilk etkileri 30 Nisan 1986 yılında, kuzey-batı Trakya ve Karadeniz kıyılarında çevresel doğal radyasyon düzeylerindeki yükselmelerle gözlendi. Bölgenin normal koşullarda 8-10 mikro röntgen/saat olan doğal radyasyon düzeyi 4-5 Mayıs günlerinde 30-50 mikro-röntgen/saat düzeyine ulaştı. En yüksek radyasyon düzeyi 150 mikro röntgen/saat olarak Batı Karadeniz kıyısındaki Karasu'da ölçüldü. TAEK tarafından bölgede yapılan aşartırmalarda et, süt ve mamülleri, sebze ve meyveler, baharatlar denetim altına alındı.

 :klp: Çernobil çayları gömüldü
O dönemde bölgede yapılan araştırmalar sonucunda uzmanlar ve bilimadamları yaptıkları açıklamalarda Doğu Karaeniz'de yetişen çay ve fındıkları laboratuar ortamında inceleyerek imha edilmesine karar verdi. Doğu Karadeniz Bölgesi'nde üretilen fındıklar da Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) ve Dünya Sağlık Teşkilatı sınırları civarında radyoaktivite tespit edildi. Çay ürünlerinde ise TAEK tarafından yapılan hesaplamalar ve AET kriterlerine göre, insan sağlığına zarar vermeyecek bir limit belirlenerek, çay paketleme fabrikalarında kurulan sistemlerinde aktivitelerine göre tasnif edildi. Buna göre, 12 bin 50 bg/kg'lık limiti aşan çaylar, Çay Kurumu'na ait depolarda TAEK'in gözetimi ve denetimi altına alındı. Bu miktarın 58 bin ton civarında olduğu, daha sonraki tarihte bu çayların çay fabrikalarının bahçelerinde toprağa gömüldüğü belirtildi. Uzmanlar, radyasyonlu çayları içen hamile bir kadının çocuğunun kansere yakalanma riski doğacağını ve halkın çayı demlemeden önce sıcak suyla yıkaması gerektiği uyarısında bulundu.

 :klp: Bakan: Biraz radyasyon iyidir
Bilim adamlarına göre, Türkiye'de 40-50 bin ton çay vardı. ODTÜ'nün yaptığı araştırma raporlarında çayda kilogram başına 10 bin ton bekörel oranında radyasyon tespit edildiği ve 'çayları imha edin' ibaresine yer verildi. Rapor, dönemin Sanayi Bakanı Cahit Aral başkanlığında kurulan Radyasyon Güvenliği Komitesi'ne sunuldu. Komitede yer alan Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Prof. Dr, Ahmet Yüksel Özemre'nin, "Ölçümler hatalıdır. Türkiye'deki çaylar temizdir" açıklaması üzerine, Aral canlı yayında radyasyonlu çayları içerek, "biraz radyasyon iyidir" şeklinde tepkisini gösterdi.

Ulusal ve uluslararası pek çok çevre projesini yürüten TAEK, çernobil sonrasında Doğu Karadeniz ve Trakya Bölgesi'ndeki toprakları deniz suyu ve sedimentlerinden bu yörelerde üretilen çeşitli maddeler üzerinde araştırma yaptı. TAEK raporlarına göre bugüne kadar yapılan ölçümlerde, en yüksek değerler 1986 yılında ortaya çıktı. TAEK, ölçüm değerlerinin 1987 yılından itibaren hızla düşerek doğal düzeylere indiğini ve araştırmaların hala devam ettiğini açıkladı.Bu bağlamda Sağlık Bakanlığı devreye girerek bölgedeki kanser vakalarını tespit etmek ve nedenlerini ortaya koymak için araştırmalar başlattı.

Çernobil'in Karadeniz'deki Etkilerini Araştırma Komitesi Başkanı ve Trabzon Dernekler Birliği Başkan Yardımcısı Hüseyin Ayaz, Karadeniz'de 1986 yılından bu yana sağlıklı bir araştırmanın yapılmadığını belirtiyor. Bilim adamlarına güvenmediklerini ifade eden Ayaz, TBMM'nin 1994 yılında yaptığı araştırma raporuna göre 1986 yılında Türkiye'de 52 milyon insanın bulunduğu, facianın Trakya ve Karadeniz'i etkilediği ve 10 milyon insanın risk altında olduğunu vurguluyor. Ayaz, aynı raporda radyoaktif ölçüm aletlerinin de bölgeye faciadan altı ay sonra gittiğini söylüyor.

 :klp: TAEK ezbere konuşuyor
Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Başkanı Okay Çakıroğlu'nun, "Çernobil kazası sonrası Türkiye'de kimsenin vücudunda radyoaktif kalıntıya ya da genetik bozulmaya rastlanmadı" şeklindeki sözlerini talihsiz bir açıklama olarak değerlendiren Ayaz, TAEK'in yaptığı açıklamaların ezbere yapıldığını vurguluyor. Ayaz, "20 Ocak 2000 tarihinde Sağlık eski Bakanı Osman Durmuş yayınladığı genelgeyle, kişi, kurum ve kuruluşların haberdar oldukları kanser hastalarını il sağlık müdürlüklerine bildirmelerini, il sağlık müdürlüklerinin Sağlık Bakanlığı'na bilgi vermesi gerektiğini belirtiyor. Bölgede o tarihten itibaren hiçbir sağlık taraması yapılmıyor. Bu durumu nasıl izah edecekler?" diyor.

 :klp: Ellerinde araştırma raporu yok
TAEK ve Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ)'nün elinde sağlıklı bilgiler olmadığını iddia eden Ayaz, yetkililerin halka zoraki açıklama yapma ihtiyacı duyduklarını söylüyor. Ayaz konu ile ilgili tespitlerini şu sözlerle sürdürüyor: "Elimdeki belgelere göre konuşuyorum ancak onlar gerçekleri gizleyerek halkı kandırıyor. Elimde hastanelerden alınan resmi hasta kayıtları var. Bu kayıtlara göre, 1990-2000 yılları arasında bölgede kanser vakalarında yüzde 50 artış yaşandı. 1990 yılında Trabzon'da 90 kanser hastası varken bu sayı 2000 yılında 720'ye çıktı. Ordu'da 1990 yılında 50 kanser hastasının sayısı 2000 yılında 2 bin 167'ye ulaştı. Giresun'da ise 2000 yılında 2 bin 168 kanser vakası tespit edildi. Ayrıca, son sekiz yılda erkeklerde akciğer kanseri, kadınlarda da meme kanserinde artış gözlendi. Bu artışların nedeni çernobil değilse, gerçek nedenlerini açıklasınlar. İddia ediyorum açıklayamazlar, çünkü ellerinde araştırma raporları yok. Türkiye'de konuyla ilgili belge varsa onlar da benim elimdedir."

 :klp: İnşallah ben yanılırım ama...
"Bilim adamları çernobil faciası sonrası yaptıkları açıklamalarda etkilerinin 10 yıl sonra ortaya çıkacağını belirtmişlerdi. Aradan 20 yıl geçti ve Karadeniz'de kanser vakaları özellikle genç nüfusta artış gösterdi" diyen Ayaz, Karadenizlilerin bölgede hane taraması yapılmasını istediklerini yineliyor ve ekliyor: "Son 20 yılda her hanede yaşayan kişi sayısı, ölen ve hasta olan insan sayısı tespit edilerek kanser taraması yapılabilir. Bilgilerin sonucunda gerçekler ortaya çıkar. Kanser vakalarının artışında çernobilin olduğunu iddia ediyoruz. Bu taramalar sonucunda inşallah biz yanılırız. O zaman çıkar bilim adamlarından özür dileriz."

 :klp: Karadeniz halkı bilime güvenmiyor
Trabzon Kanser Hastaları ve Yakınları Dayanışma Derneği Başkanı Av. Sibel Suiçmez Karadeniz halkının bilim adamlarına güveni kalmadığını söylüyor. Facianın yıllardır insanlardan gizlendiğini öne süren Suiçmez, Karadenizlilerin bu konularla yıpratıldığını belirtiyor. Bilim adamlarının Karadeniz insanını bilime inanmayan topluluk olarak tanıttığını savunan Suiçmez, "Biz cahil insanlar değiliz. Gerek yapılan tutarsız açıklamalar, gerekse ortaya sağlıklı belgelerin konulmaması halka ister istemez kanser vakalarının tek nedeninin çernobil olduğunu düşündürüyor. Bu hastalığın çernobil yüzünden meydana geldiğini iddia etmiyoruz, ancak bilim adamları da bize gerekli açıklamaları yapmıyor, hastalığın gerçek artış nedenlerini ortaya koyacak verileri sunmu-yorlar. Karadeniz'de her hanede bir yada daha fazla kanser hastası var. Biz bilime saygısız değiliz. Sadece bilimi yanlış kullanan ve yansıtanlara inancımızı kaybettik. Bölgenin acil kanser haritasının çıkarılmasını istiyoruz. Böylece kanser vakasındaki artış net bir şekilde ortaya çıkabilir" diye konuşuyor.

:klp: Genç nüfus kanserin elinde
Karadeniz'de kanser vakalarının genç nüfusu etkilediği yönündeki iddialar bölge insanının korkulu rüyası haline geldi. Hastalığın artmasıyla neredeyse her ailede 1 kanser vakası görülür oldu. Geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz sanatçı Kazım Koyuncu'nun ölümü ise bu konuda bardağı taşıran son damlaydı. Bilim adamlarının yaptığı açıklamaları yetersiz bulan bölge insanı, hastalığın yayılmasındaki tek sorumluyu çernobil olarak değerlendirdi. Son 5 yılda hastalığın yüzde 60 arttığı yönündeki söylemler de vatandaşları çileden çıkarttı. Uzmanlar ise bu düşüncenin ülkede çernobil gerçeğinin tam anlamıyla bilinmemesinden kaynaklandığını açıklıyor.

Çernobil'le ilgili kamuoyuna yapılan tutarsız açıklamalar nedeniyle halk, kanser vakalarının tek nedeninin çernobil olduğunu düşünüyor. Çernobil'in Karadeniz'deki Etkilerini Araştırma Komisyonu Başkanı Hüseyin Ayaz bilim adamlarının halkı kandırdığını iddia ediyor.

:klp: Tarih 26 Nisan 1986... Yer Ukrayna...
 Çernobil Nükleer Santrali'nde gece yarısı saat 01'i 23 dakika 58 saniye geçe ardı ardına iki büyük patlama meydana geldi ve dünya tarihinin en büyük....
İletişim Bilgileri :Istanbul, Turkey
« Son Düzenleme: Ocak 20, 2011, 03:03:27 ÖS Gönderen: nigner »
SİGARA ' sız  temiz  çevre, temiz  toplum,  sağlıklı  yaşam  için  elele...

. . ..  NE  KADAR  TEMİZ  İSEN, O  KADAR  İNSANSIN  . . .

Çevrimdışı nigner

  • Administratör
  • *
  • İleti: 17942
  • Rep Puanı: +277/-9
  • ŞİMAL@KUZEY YILDIZI@ YURTTA SULH, CİHANDA SULH
Ynt: Doğu Karadeniz Bölgesi' nde KANSER Gerçeği !!..
« Yanıtla #2 : Ocak 20, 2011, 03:00:28 ÖS »
çok mükmmel haklı bir yazı...

buradaki yorumlara ve düşüncelere aynen katılıyorum... kımseyi kandıramazlar...durum ortada...

çıksın cesur yürekli BÜYÜK bilim adamlarımız aksini açık yüreklilikle ispat etsinler, açıklasınlar bakalım belgelerle...

ki kendım bizzat başta babacığım (akciğer kanseri) olmak üzere ailemde ve yakın çevremde çeşitli yaşlarda kaybettığım insanların ölüm nedenlerinin %90 ı kanser ve çeşitleridir...


konu için teşekkür ederım Allah cc razı olsun sevgili A.ÜSTÜNBAŞ...
+rep + konuyu sabitliyorum.  bilginize...
« Son Düzenleme: Ocak 20, 2011, 03:05:44 ÖS Gönderen: nigner »
@ŞİMAL RÜZGARI@KUZEY YILDIZI@
YURTTA SULH CİHANDA SULH

Çevrimdışı *Laz kızı*

  • بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّح
  • Co-Admin
  • *
  • İleti: 36918
  • Rep Puanı: +616/-19
  • بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّح
Ynt: Doğu Karadeniz Bölgesi' nde KANSER Gerçeği !!..
« Yanıtla #3 : Ağustos 19, 2011, 08:58:18 ÖÖ »
Bu kanser illeti yiyip bitirmedi bunca insanı
önceden yaşlılar ölürdü şimdi gençler ölüyor
neden .? sebebin çoğu durup dururken ölümler
Allah beterinden korusun diyelim..Ama bundanda beterimi var ki..
çok teşekkürler A.ÜSTÜNBAŞ..
"İnsanların En Hayırlısı, İnsanlara Faydalı Olandır." Hz.Muhammed (S.A.V)..!!!"

Çevrimdışı A.ÜSTÜNBAŞ

  • Deneme Mod
  • *
  • İleti: 4388
  • Rep Puanı: +112/-0
Ynt: Doğu Karadeniz Bölgesi' nde KANSER Gerçeği !!..
« Yanıtla #4 : Şubat 24, 2013, 08:59:21 ÖÖ »
Radikal-çevrimiçi / Yaşam / KANSER neden artıyor? (1)
www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=2145854 Mar 2007 – Kanserin artış gösterdiği bazı bölgelerde neden tespit edilmiş ve bazı köyler taşınmıştır. Karadeniz'de ise böyle bir durum söz konusu olsaydı ...
« Son Düzenleme: Şubat 24, 2013, 09:09:12 ÖÖ Gönderen: A.ÜSTÜNBAŞ »
SİGARA ' sız  temiz  çevre, temiz  toplum,  sağlıklı  yaşam  için  elele...

. . ..  NE  KADAR  TEMİZ  İSEN, O  KADAR  İNSANSIN  . . .

Çevrimdışı A.ÜSTÜNBAŞ

  • Deneme Mod
  • *
  • İleti: 4388
  • Rep Puanı: +112/-0
Ynt: Doğu Karadeniz Bölgesi' nde KANSER Gerçeği !!..
« Yanıtla #5 : Şubat 24, 2013, 09:20:17 ÖÖ »
KANSER  NEDEN  ARTIYOR  ?
Kanserin en önemli nedenleri yanlış beslenme ve sigara. Sadece bu koşullar düzeltildiğinde yüz binlerce insanın kansere yakalanması engellenebilir

HATİCE  YAŞAR  -  BAŞLARKEN
Kanser sözcüğünü artık günümüzde daha sık duyuyoruz. Neredeyse hepimizin ya kanserden yaşamını yitirmiş ya da kanser teşhisi konmuş bir yakını var. Günlük konuşmalarda bile artık 'kanserin patladığından' söz ediliyor, bunun yiyip içtiklerimizin değişmesiyle, dünyanın artık eskisi gibi olmadığıyla ilgili bağlantılarına değiniliyor. Yanı başımızda 20 yıl önce infilak eden Çernobil Santralı da faillerden biri olarak not defterimizde kayıtlı. Peki kanser gerçekten patladı mı, yoksa sağlığa olan ilgimizin artışı nedeniyle algıda seçicilik durumuyla karşı karşıya mıyız? Sorunun yanıtını patlama olarak değilse de çok ciddi bir artış olarak vermek mümkün. Kanser, geçmişe oranla arttı ve günden güne de rakamlar katlanıyor.
Kanserdeki bu dramatik artışta değişen hayat koşulları, beslenme, tütün ve obezitenin etkisi var. Hareketsiz yaşam tarzını getiren çalışma biçimi, bilgisayar kullanımı sadece şimdikiler için değil gelecek nesiller için de tehlike anlamına geliyor. Bu yazı dizisinde kanserin neden arttığı sorusuna cevap aranırken, kansere neden olan faktörlere de yer verilecek. Özellikle kanserler içinde en ölümcül olan akciğer kanserinin tedavisine yönelik tartışmalara da değinilecek.

Kanser, sağlıklı olduğu düşünülen bir hücrenin normal davranışlarını düzenleyen mekanizmaların bozulması sonucu oluşur. Günümüzde bu mekanizmanın bozulmasını sağlayan çok sayıda faktör (Çevre, kötü beslenme, sigara, obezite, güneş vs...) var. Bu nedenle günden güne kanser vakalarının sayısı artıyor. Dünya Kanser Raporu'na göre, 2030 yılında kanser birinci ölüm nedeni olacak. Kanser vakalarındaki artış yüzde 50'yi bulacak ve her yıl 15 milyon kişi kansere yakalanacak. İlk üç öldürücü kanser içinde akciğerin yüzde 17.8, midenin yüzde 10.4 ve karaciğerin yüzde 8.8 oranında görüldüğünü belirten Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer, yaşlanmanın da kanser artışında etkili olduğunu söyledi.
En sık görülen kanserlerin nedeni ne?
Kanserlerin yüzde 30'u sigara, yüzde 35'i beslenme, yüzde 15'i genetik ve yüzde 15'i enfeksiyonlarla ilgili. Yüzde 5-10'u ise yanlış ve güvensiz cinsel ilişki nedeniyle ortaya çıkıyor.
Kanser neden artıyor?
Artıştaki üç büyük önemli risk faktörü sigara, yaşlı nüfus ve obezitedir. Sigara içenlerin sayısı 2010'da 1.4 milyar, 2020'de 1.6 milyar, 2030'da ise 1.8 milyar olacak. Kanser artışındaki bir diğer neden de giderek yaş-lanan nüfus. 60 yaşın üzerindeki yaş grubunun toplam nüfusa oranı 2010'da 0.8 milyar (yüzde 11.2), 2020'de 1 milyar (yüzde 13.6) ve 2030'da 1.4 milyar (yüzde 16.7) olacak. Sigara ve yaş dışında giderek daha fazla görmeye başladığımız obezite de kanser için önemli bir risk. Avrupa'da obez oranı 2010'da yüzde 15-28, 2020'de yüzde 19-35 ve 2030'da yüzde 23-43 olarak tahmin ediliyor.
Türkiye'de kanser oranı nedir?
Türkiye'de bu artışın üzerinde bir artış söz konusudur. Bunun nedeni son yıllarda kanseri aktif olarak toplamamızla ilgilidir. Kanser verileri sağlıklı tutuldukça sayısal bir artış da öne çıkıyor. Hemen her ülkede nüfusun yüzde 20 kadarı aktif kayıtçılıkla kanser kaydı yapılıp ülke geneli hakkında hız hesaplanmaktadır. Ülkemiz için beklenen hız 100 binde 160-180 kadardır. Oysa şu andaki hız 100 binde 140'tır. Sonuçta ülkemizdeki kanser artıyor. En önemli faktör de sigaradır.
Sigara hangi kanserleri yapar?
Başlıca akciğer, bronş, gırtlak, mesane, pankreas, kolon kanserlerinin nedenidir. Ancak son çalışmalar sigarayla riski artmayan kanser olmadığını göstermektedir. Sigara içimiyle hemen hemen her kanser türünde risk artmaktadır.
Sigara kaynaklı ölüm oranı ne?
2005 yılında 17 milyon yeni kanser vakası vardı. Bu sırada kanserle yaşayanların sayısı 25 milyondu. Hastalık nedeniyle ölenlerin sayısı ise 11 milyon. 2030'da 24 milyon yeni kanser vakası bekleniyor. Kanserle yaşayanların sayısı 75 milyon, kanserden ölenler ise 17 milyonu bulacak. 20. yüzyılda 0.1 milyar kişi hayatını kaybetmişti, 21.yüzyılda 1 milyar kişi sigara nedeniyle yaşamını yitirecek.
Ülkemizdeki özellikle sigarayla ilgili kanserler her yıl yüzde 6'lık artış gösteriyor. Amerika gibi sigarayı kontrol altına almış ülkelerde ise her yıl kanserler yüzde 2 azalıyor. Dünyadaki 0-14 yaş grubu arasındaki 1 milyar çocuk sigara ile pasif içici olarak karşılaşıyor. Türkiyede, evde sigarayla karşılaşan çocuk sayısı ise 12 milyon.
Kanserin yurda maliyeti nedir?
Yılda 5 milyar 263 milyon 240 paket sigara tüketiliyor. Bunun yüzde 90'ı yabancı tütün. Sigara nedeniyle yılda 60 milyar doları harcanıyor. Vergi gelirimiz ise 6.5 milyar dolar.
Ülkemizde sigara içimi nasıl?
17 milyon bağımlı var. 66 milyon nüfusun yüzde 44'ü sigara içiyor. Bağımlılığa başlama yaşı 9, ancak bağımlılıktan kurtulma oranı yüzde 10'un altında. Kanserli sayısı 150 bin. Önlenebilecek kanser sayısı ise 100 bin.
Kanser dağılımı nasıl?
Mide kanserine Doğu Anadolu'da arsenikle ilgili bazı kanserlere ise Ege'- nin batı kesiminde sık rastlanıyor.

Sebze ve meyveden şaşma
Anadolu Sağlık Merkezi'nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Çağatay Demir'in kansere karşı sağlıklı beslenme önerileri şöyle:

Besin çeşitliliğini sağlayın, değişik türde ve renkte meyve-sebze yiyin.
Günde üç ana üç ara öğünde beslenin. Bu acıkmanızı önler.
Şeker ve tatlı tüketimini mümkün olduğunca sınırlandırın, tatlı tercihiniz sütlü tatlı olsun.
Mevye, sebze, tam tahıl ürünleri ve baklagilleri tüketerek günlük posa alımını artırın.
Günde en az beş porsiyon taze sebze ve meyve tüketin.
Düşük yağlı ve düşük kolesterollü besinler tercih edin.
Yüksek kal siyumlu besinler tüketin.
Katı yağlardan uzak durun.
Tuz tüketimini azaltın.
İşlenmiş et ürünleri yemeyin.
Su tüketimini artırın.
Etli sebze yemeklerine yağ eklemeyin, et yeterince yağ içerir.
İçeriği bilinmeyen yüksek enerjili besinleri tüketmeyin.
Fiziksel aktivitenizi artırmaya özen gösterin.
Diş sağlığına dikkat edin.
Kesinlikle sigara içmeyin.
Alkol ve kafeini sınırlandırın.
Besinleri doğru hazırlayın ve doğru pişirin.

Karadenizde kanser rantı!
Karadeniz Bölgesi'nde kanserde aşırı bir artış yok mu?
Çernobil konusunda geniş bilimsel bir çalışma gerçekleşmiştir. Bu çalışma soınucu Karadeniz'de diğer bölgelere göre farklı bir kanser artışı olmadığı ve radyoaktviteyle ilgili bir kanser riski olmadığı belirlenmiştr. Bugüne kadar yapılan çalışmalar hiçbir ülkede Çernobil'e ait bir kanser artışı göstermemiştir. Sadece Belarus un güneyinde Çernobil'in ilk 100 km. alanında kalan ve Çernobil'e yakın alanda, Ukrayna'da belirli kanserlerde artış gösterilebilmiştir. Karadeniz'le ilgili olayda ciddi rant söz konusudur. Hatta bu olayın altında hoşnutsuz bir grubu oluşturmayı hedefleyen ayrılıkçı bazı akımların sorumlu olduğundan şüphelenilmektedir. Kanserin artış gösterdiği bazı bölgelerde neden tespit edilmiş ve bazı köyler taşınmıştır. Karadeniz'de ise böyle bir durum söz konusu olsaydı bunu açıklamaktan hiç çekinmezdik. Kaldı ki siyasi bir karar olsaydı herhalde Karadeniz'de Çernobil in etkisi olduğunu ve geçmiş siyasi iktidarların sorumlu olduğunu söylemek bugünkğü siyasi iktidara rant sağlardı. Oysa olaya tarafsız bakılmış ve bilimsel veriler ortaya konmuıştur. Karadeniz'de kanser artışı diğer bölgelerimizin bile altında olup Çernobil ile hiçbir ilgisi yoktur.
Akraba evlilikleri kanser nedeni mi?
Ülkemizde akraba evlilikleri nedeniyle bazı kanserlere yakalanma riski artabilir. .
Kanserden korunmak için ne yapılabilir?
Fast-food'lar, gazlı içecekler, kanserojen içeren bazı gıdalar (yanmış yiyecekler, yüksek derecede fırınlanan yiyecekler gibi), pestisitlerle kirlenen yiyeceklerle beslenme risklidir. Akdeniz mutfağı kanseri engelleyen bir tarzdır. Bu konuda zeytinyağı kullanımı önem kazanmaktadır. Yanmış et ağırlıklı beslenme ve obezite ise kanser riskini artırmaktadır. Pestisitlerden (zirai ilaç) korunmak için yıkama önemlidir. Kabuğu soyulabilen gıdalar soyulmalı veya çok iyi yıkanmalıdır. (ALINTI)

SİGARA ' sız  temiz  çevre, temiz  toplum,  sağlıklı  yaşam  için  elele...

. . ..  NE  KADAR  TEMİZ  İSEN, O  KADAR  İNSANSIN  . . .