Gönderen Konu: Sahabeden 3 Hatıra  (Okunma sayısı 1142 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı ali bakkal

  • Co-Admin
  • *
  • İleti: 7032
  • Rep Puanı: +334/-14
  • Teslim ol HAK dostuna, düşen bir yaprak gibi
Sahabeden 3 Hatıra
« : Aralık 05, 2009, 03:40:54 ÖS »
Yakınlarına yardım etmekle iki sevap kazanıyorlar
      Abdullah bin Mes'ud (ra)'nın eşi Zeynep (ra) anlatıyor: Bir mescitte idim. Allah Resulü (sav): "Ey kadınlar! Süs eşyanız bile olsa sadaka veriniz" buyurdu.

Ben zaten kocama ve kardeşimin yetimlerine yardım ederdim. Allah Resulü (sav)'ın bu emrini duyunca kocam Abdullah bin Mes'ud'a dedim ki: "Sen yoksul bir adamsın. Hz. Peygamber, bize sadaka vermemizi emretti. Peygamber'e git de bir sor bakalım, sadakamı sana ve kardeşimin yetimlerine vermekle bu emri yerine getiriyor muyum? Getiriyorsam ne ala, değilse başkasına yardım edeyim" dedim.

Abdullah bin Mes'ud: "Git kendin sor" deyince ben de gittim.

Hz. Peygamber'in kapısına varınca, Ensar'dan Zeynep adlı bir kadının orda beklediğini gördüm. Meğer onun derdi de benim derdimin aynısıymış. Hz. Peygamber'in huzuruna da girmeye her zaman çekinmişizdir.

O sırada içeriden Bilal çıkıverdi. Ona: Hz. Peygamber (sav)'a git de ki, 'dışarıda iki kadın bekliyor, kocalarıyla kendi yetimlerine verecekleri sadakanın kabul olup olmayacağını soruyorlar' de. Ama bizim kim olduğumuzu söyleme dedik.

Bilal, hemen Reulullah'ın huzuruna girdi ve içeride meseleyi anlatmış. Allah Resulü de 'kim onlar?' diye sormuş.

Bilal de: 'Ensar'dan bir kadınla Zeynep' demiş.

Allah Resulü: "Hangi Zeynep  o?" diye tekrar sormuş. Bilal de: "Abdullah'ın karısı" demiş.

Bunun Allah'ın Peygamberi şu cevabı vermiş: "Onlar yakınlarına yardım etmekle iki sevap birden kazanıyorlar. Biri akrabasını görüp gözetme sevabı, diğeri de sadaka sevabı." [Buhari, Nesai, Müslim, İbn Mace]

"Evde sudan başka bir şey yok"

Buhari ve Müslim'de nakledildiğine göre Ebu Hureyre (ra) şöyle anlatmıştır: "Bir adam, Allah Resulü (sav)'a geldi ve: 'Ben açım' dedi. Allah Resulü, hanımlarından birine: "Yiyecek bir şey gönder" diye haber saldı.

O hanımı: "Seni Peygamber olarak gönderen Allah'a yemin ederim ki, evde sudan başka bir şey yok" dedi.

Hz. Peygamber (sav) bu defa bir başka hanımından yiyecek bir şey istedi. O da aynı cevabı verdi.

Daha sonra diğer hanımları da hep aynı cevabı verdiler: "Seni Peygamber olarak gönderen Allah'a yemin ederim ki evde sudan başka bir şey yok."

Bunun üzerine Allah Resulü (sav) ashabına dönerek: "Bu gece bu şahsı kim misafir etmek ister? Allah ona rahmet eylesin" buyurdu.

Ensar'dan biri ayağa kalktı ve: "Ben misafir ederim ey Allah'ın Resulü" diyerek o yoksulu evine götürdü. Karısına: "Peygamber'in misafirini ağırla" dedi, ardından da 'Evde yiyecek bir şey var mı?' diye sordu.

Hanımı: "Hayır, sadece çocuklarımızın yiyeceği kadar bir şey var" dedi. O sahabi de: "Öyleyse çocukları oyala, sofraya gelmek isterlerse onları uyut. Misafir içeri girince, lambayı yakıyormuş gibi yaparak söndür. Sofrada biz de yiyormuş gibi yapalım" dedi.

Sofraya oturdular. Misafir karnını doyurdu. Onlar da aç yattılar. Sabahleyin o sahabi Allah Resulü'nün yanına gitti. Onu gören Hz. Peygamber: "Bu gece misafirinize yaptıklarınızdan Allah Teâlâ memnun oldu" buyurdu.

Bu olayın ardından şu ayeti kerime nazil oldu: "Kendileri ihtiyaç içinde olsalar bile, başkasını daha çok düşünürler. Kendini nefsinin tutkularından koruyan kimse kurtulmuştur" (Haşr, 59/9)


"Keşke bir de gece namazı kılsa"

Abdullah bin Ömer (ra) anlatıyor: "Peygamber (sav) zamanında, ashabı kiram'dan biri bir rüya gördüğünde onu Allah Resulü'ne anlatırdı. Ben de bunlara imrenir ve içimden 'keşke ben de rüya görsem de bu rüyamı Allah Resulüne anlatsam' derdim.

O sıralar henüz çok gençtim. Birçok kişi gibi ben de mescidde uyurdum. Sonun bir gün istediğim oldu. Rüyamda iki melek beni alıp doğruca cehenneme götürdüler. Cehennem kuyu duvarı gibi taşla örülmüştü. İki direği vardı.

Orada Kureyş kabilesinden bazı tanıdıklarımı da gördüm. Bu gördüğüm şeylerden korktum ve üç defa: "Cehennemden Allah'a sığınırım, cehennemden Allah'a sığınırım, cehennemden Allah'a sığınırım" dedim.

İşte o sırada onların yanlarına başka bir melek geldi ve bana: "Korkma" dedi. Bir de elimde kalın ipek kumaş parçası gibi bir şey vardı. Onunla cennetin neresine işaret etsem oraya doğru uçuyordum.

Bu rüyamı, Allah Resulü'nün eşi Hafsa ablama anlattım. O da Hz. Peygamber'e söylemiş. Bunun üzerine Allah Resulü: "Abdullah ne iyi adam! Keşke bir de gece namazı kılsa" buyurmuş.

Abdullah ibni Ömer'in oğlu Salim şöyle demiştir: "O günden sonra babam, geceleri pek az uyur, hep ibadet ederdi." [Buhari, Müslim]

Kaynak

Geçici dünya için "GAYRET ÜSTÜNE GAYRET", Ebedî dünya için "GAYRET YOK HAYRET"!
Biz aşkı İLKOKULdan değil; İLK O KUL'dan (S.A.V.) öğrendik. :gul: