Gönderen Konu: özdil köyünün işgal yiları  (Okunma sayısı 3245 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı cayci61

  • Bağımlı Üye
  • ***
  • İleti: 86
  • Rep Puanı: +10/-0
özdil köyünün işgal yiları
« : Şubat 03, 2011, 06:52:41 ÖS »
ÖZDİL’İN İŞGAL HATIRALARI -I

Mehmet AKPINAR
Öğretim Görevlisi
KTÜ Fatih Eğ.Fak.
Osmanlı Devleti, Avrupalı devletlerin oluşturmuş olduğu gerilim sürecini ve Osmanlıya karşı yürütülen parçalama politikasının bir uzantısı olarak 1.Dünya savaşına girmişti.Bu savaş sürecinde dört büyük cephede birden mücadele etmek zorunda kalınmıştı.Uzun süren savaşlarla zaten yıpranmış olan devlet 1.Dünya savaşı sonucunda topraklarının önemli bir bölümünü kaybetmiş,bir bölümü de işgale uğramıştı.İşgal edilen bölgelerde yaşayan savunmasız Türk halkı için en zor ve acı dönem böylece başlamış oldu.Yerli azınlıklar işgalcileri coşkulu tezahüratlarla karşılıyor Türk ailelerine acımasız bir kinle saldırıyorlardı.
İşgalle gelen acı hatıraların yaşandığı bölgelerden biri de Trabzon olmuştur.Trabzon metropolü Hrisanstos Rusların desteği ile şehrin idaresini Vali Cemal Azmi Bey’den devralarak;belediye meclisini dağıtmış,Rumların hakim olduğu yeni bir meclis oluşturmuştu.Böylece şehrin idaresi azınlıkların idaresine geçmiş,bundan cesaret alan işgalci güçler ve azınlık grupları zulüm ve katliamlarını arttırmışlardır.Bu gelişmeler bölge halkını göçe zorlamıştır.Büyük bir göç hareketi yalanmaya başlanmış, öyle ki şehirdeki Türk nüfusu yarıya düşmüştür.(ÇAPA, M Pontus Meselesi ANKARA-1993)
Yıllarca emek verilerek elde edilen mallar düşmana terkedilmiş,Türklerin boşalttığı evler,işyerleri ve araziler yağmalanmıştır.
İşgal ve göç dalgasının yaşandığı yerlerden birisi de Özdil’dir.16 Nisan 1916 Özdil için acı ve zulmün enüst seviyede yaşandığı gün olmuştur.Ruslar köyü dört bir yandan sarmış savunmasız halka zulüm ve yağma politikasına başlanmıştı.Köy,cami,karargah merkezi yapılmış.Türk ailelerinin hayvanları ellerinden alınarak yenmiştir.Yıllarca emek verilerek edilen tarlalar ekinsiz kalmış,bin bir güçlükle inşa edilen evlerin yanışını yaşlı gözlerle seyretmekten öte bir şey yapılamamıştır.Tüm bunlara işgalci güçlerin alçakça ve ahlaksızca yaptıkları davranışlar eklenince yöre halkı göçe mecbur kalmıştır.Bölgemiz halkından göç edenlerin çoğunluğu Niğde’nin Bor ilçesine giderken bir bölümü de Merzifon’a gitmiştir.
Bu işgalleri unutmamak ve yıllar önce yaptığımız görüşmelerdeki anlatımları bir seri halinde okuyucularla paylaşmak istedim.
.Bunlardan biri olan rahmetli Asiye ŞAHİN(Mehmet eşi-Körün Asiye olarak tanınır)işgal hatıralarını şöyle anlatmaktadır:
:”Köye düşman kitovadan döküldü.Bunun üzerine bütün halk kendini sağlam yerlere yerleştirmek için göçe başladık Köyde çocuk ve birkaç yaşlı ihtiyardan başka kimse kalmamıştı.Bizde köyü terk edecektik .Dağa henüz çıkmamıştık ki bütün boğazların kesildiği haberi geldi.Boğazları geçebilenler muhacir olarak gittiler biz köyde esir edilmiştik.Zaten babam köyün imamı idi( Numan Hocanın babası).Bu nedenle halk arasında değişik bir yerimiz vardı. Belki gitmemizde doğru olmayacaktı. Ancak herkes can derdine düşmüştü.Ben burada size işgalin altında yaşadığımız acı günleri ,bize yapılan hakaretleri isim vermeden anlatacağım.Zaten küçük olduğumuzdan herkesin ismini tam olarak söyleyemeyebilirim.Ancak şu kadarını söyleyeyim ki sırf mahallesinde kadınları sağlam bir ev olan Seydi Efendinin evine topladılar,kadınların yüzlerini açarak güzelliklerini teşhir etmek istediler.İşte bu büyüklerimiz güzel görünmesinler diye yüzlerine kömür karaları sürmekteydiler. Diğer mahallelerde de aynı korkular yaşanmaktaydı.Düşman bütün evleri gezerek sığır,koyun,keçi ne varsa topladılar.Her evden kap-kacak ve yatacak eşya aldılar.Her aileye bir inek bıraktılar diğerlerini kendi mülkiyetlerine geçirdiler.Karşı koyacak hiçbir durumuz yoktu.Bazı evlere girdiler evler boştu onların bir bölümünü ifterilerle yaktılar,her mahalleden dumanlar yükseliyordu.Bir gün köyden iki kişi birkaç şarjör mermi attılar.Amaçları köydeki düşmanı korkutmak ve milli bir direniş başlatmaktı.Bu durum üzerine Trabzon’dan yardım kuvvette istenerek köyü çembere alıp bütün erkekleri topladılar.Tutuklananlar arasında köy imamı olan babamda vardı.Bütün erkekleri camiye doldurdular ve yaşlıları ayırıp dışarı aldılar.Rus askeri içersinde Müslüman Tatarlarda vardı.Onlar bize karşı daha ılımlı davranmaktaydılar.Bir Tatar çavuşu babam genç olmasına rağmen onudaı da yaşlılar tarafına gönderince halinden Ermeni olduğunu tahmin ettiğim başka bir asker babamı ve Tatar çavuşu camideki gençlerin yanına attılar.bu durum düşman arasında itilafa yol açınca tekrar her ikisini de camiden çıkardılar.Camiyi yakıp(içerdekilerle)yaşlılara ve kadınlara seyrettirecek böylece köyde atılan silahlara misilleme yapacaklardı.Ancak her nedense üstlerinden aldıkları emirle gençleri yakmadılar.Cami şarap ve silah deposu haline getirilmişti.Düşman gittikten sonra camiyi günlerce yıkamıştık.
Bir gün bir Rus(Onlar ekmeğe çörek diyorlardı)sırt mahallinin birinden çörek istedi.O da bunu kürek anlayarak ahırdaki küreği getirince kendisine hakaret edildi bahanesiyle orada onu vurdu.Köyümüzde Rum ve Ermeni azınlığı yoktu ancak yakın köylerden beraberlerinde getirdikleri Rum ve Ermeniler Rus ordusuna yardımcılık yapıyorlardı.İşte oğlum iki yıl hep buna benzer sıkıntılar yaşadık.Açlık bir tarata korku bir tarafta günler sürdü gitti. Bugünkü nesle bunları anlatmak çok zor.Anlatsan da anlamazlar Allah o günleri bir daha göstermesin”.
Geçen sayımızda Özdil’in işgali ve işgali yaşayanların hatıralarını yayınlamaya başlamıştık. Bu sayımızda işgal olayını bir başka mahallede yaşamış Ayşe AKPINAR(ölüm1991)hatıralarını sizlerle paylaşacağım. İşgal, acı ve ayrılık bu yıllarda iç içe geçmiş bu kavramlardı. Kimi işgali görmüş, kimi ayrılığı yaşamıştı bu insanlar. Bilmedikleri yerlere, bilemedikleri geleceklerine doğru muhacir olmuşlardı. İster işgali yaşasın isterse göç etsin herkesi ortak kaderleri acı sefalet ve gözyaşı olmuştu.

Bu acı olayları yaşayan Ayşe AKPINAR yeminli ifadesinde Özdil’in işgalini şöyle anlatıyor;
‘Gâvurlar top ata ata Nisan aynın 16sı olsa gerek Kıtova’dan köye doğru gelmeye başladı. Kadınlar çocuklar ağlıyordu. Biz o zaman çocuktuk bizde ağlamaya başladık. Herkes köyü terk edip muhacir olmaya başladı.Bizde muhacir gidecektik ama madene çıktığımızda Coşara Boğazı’ndan silah sesleri duyunca yollar kesildi diye geri döndük. Köy evine indik. Düşman henüz köye girmemişti. Ruslar köye girmek üzereydi ki biz Paskada derin yırmağa ormana kaçtık ormanda su yoktu Terzi Neşat (ADANUR) küçük bir çocuktu su istedi.Ağlamaya başladı.Ağlamasını durdurmak için, Topal Halil Hacire ablaya bir kap bulup su diye idrar dolduralım dedi. Ama kapta bulamadılar.Neşat’ı zor susturdular. Bu olayı hiç unutmam. Bundan sonra hayatın çok zor olacağını görmeye başlamıştık. Orman da biz gizlendiğimiz sırada Rahmetli babam bize yeni bilgiler getirdi. Düşmanın Sırt (Fatih) Mahallesine gelip yerleşmişti. Mahalleden çığlık sesleri geliyordu. Babam bizi biraz yiyecek alıp Haran mahallesine çıktık oradan da Bedurona geçtik. Hayvanlarımızda yanımıza almıştık, bir buzak (buzağı) yürüyemez diye Haran Mahallesinde bıraktık. Karnımız doyurduk, hayvanlarımız yedirdik.Evimizde ne varsa dikenliğe sakladık sabaha kadar dikenlikte uyumadan bekledik.Herkes evine beyaz çarşaf astı. Sabahleyin düşman Sırt Mahallesinden Halilli Mahallesine doğru geliyordu.Bizler karşıdan seyrediyorduk. Hacire’nin taşlara düşman geldi (Haran bölgesi) toplandı.bir saat burada kaldılar.Buradan yukarı madene doğru yürümeye başladılar.Düşman askerleri evlere hücum ettiler.Evleri aradılar.Gando Hüseyin Amcamın seranderini ifteri ve mısır otuyla yaktılar.Hacı Halilibrahimin evini yaktılar(Hacı İbrahim muhacir gitmişti). Keneslerin oraya çıktılar. Bizim eve girdiler.Babamın tüfeğini ve evdeki yiyecekleri alıp gittiler.Madende Kavci Müslüm’ün evini yaktılar.Yine Madende Körün Mustafa’nın evini yaktılar oradan Çağlı’ya çıktılar. Malı-Mülkü toplatıp kesitiler yediler. Kumandanları Cami’de oturuyordu. Köydeki bütün hayvanları alıp kestiler, evlerdeki tüm yatak ve yorganları aldılar. Bizim eve girdiklerinde ben yalnızdım.Korkudan altımı kirlettim babam tarladaydı. Babam eve geldi kapıyı kilitledik düşman tekrar geldi kapıyı zorlayıp açtılar babamı dövdüler neyimiz varsa aldılar. Zorbaların çoğu Ermeniydi.

Köyde erkekleri camiye toplayıp dövdüler. Selime ablamı kovaladılar arkasında bir çocuk vardı. Ormana kaçıp izini kaybetti. Patoların orada toplanan mahalledeki kadınlara saldırdılar kadınlar kaçtılar. Ahmet Ağa’nın annesi ahırı temizlerken düşmanı görünce inek pisliğini düşmanın yüzüne atınca düşman askeri onu göğsünden kurşunla yaraladı. Böyle birçok sıkıntı köylüler yaşadı. Buna benzer zulümler ve hakaretler diğer mahallelerde de yapılmıştı. Yani oğlum düşman gidine kadar çok büyük sıkıntılar yaşadık. Düşman gittikten sonra da fakirlik, yokluk belimiz bükmeye devam etti.’

Rahmetli Babaannem Ayşe AKPINAR bu hatıraları anlatırken hep o günleri yaşardı.Bu toprakların nasıl VATAN yapıldığını şimdi daha iyi anlıyorum. Gelecek sayımızda bir başka hatırayı sizlerle paylaşmak umuduyla herkese hayırlı bayramlar
((özdil'in işkali hatıraları-3 )) anlatan 1328dogumlu osman oglu mehmet ali apaydın. (on başının mehmet diye tanınır) ı.cihan harbinde yedı duvel bize saldırdı. o zamanlar biz fakirdik. peş peşe bircok savaşa katılmıştık. köyün yetişkinleri cepheden cepheye gidiyordu.bircok insan askere gittive geri donmedi. bügüne kdar mezarının nerede oldugu bilinmeyen insanlar var.bir cok harbe katılıp da on-onbes yıl sonra köye dönenler bile olmuştur. bizim devletimiz bu şartlarda çok cetın savaslar yasadı. nitekim buralarıda ruslar işkal etti. köyüm birçoğu muhacirlige gitti kimi amasya'ya kimibor'a. eskilerimiz cok sıkıntı cektiler. anneannem de bor'a gitmişti(mehmet ali apaydın'ıneşi) kardeşi orada öldükaldı. ben işkali hatırlı yorum. kücük cocuktum. düşman kıtova'dan koye gırdı. bizim ordumuz gangel'de mevzilenmişti. bir düşmanın öldürüldügü soylendi. düşman kıtov'dan dareya indi. düşmanla ilk baglantıyı hocalar kurdu. köyden herkes göce başladı. bizde koyden cıkacaktık ama babam gelene kadar düşman cavlı bogazını kestı. biz koyde kaldık. bizim ordumuzucpınar'a cekilip mevzilenmişti. ruslar köyde nekadar hayvan varsa toplayıp yedıler. köyümüzde ermeni ve rum yoktu. trabzondaki ermeniler işkalden birsene önce sürülmüştü. ama rus ordusuyla geri donen ermeniler vardı. en buyuk zulmu bunlar yapıyordu. bazı evleri ,merekleri(ot depoları),seranderleri yaktılar. insanlara hakaret ediyorlardı. kimse yanlız başına evden cıkıp bir yere gidemiyordu. zaman zaman ermenilerin yaptıkları ruslara şikayet ediyordu. yapacak bir şeyimizde yoktu. köyün sorumlusu olan osman bey'in konagını ermeniler yaktı. kıratlı'nın, cepnilive fırıncıt'ın fındıgı konakta depolanmıstı. osman bey'in kazım ve rıza diye ogulları vardı. onlar daha sonra gölcayıa yerleştiler. köyün öşrünü toplarlardı. o zamanlar mahalle muktarları da vardı ama onlar da osman bey'e baglıydı. babam da osman bey'in jandarmasıydı. osman beyin bir sürü hizmetcileri vardı. gümüşhane tarafından gelmişlerdi. murathanoglu osmanbey bızım köyü idare edıyordu. birde helim bey vardı. kale park onlarındı. iki yıl işkal devam etti. bu iki yıl nasıl yaşadımızı bende bilmiyorum. sonra düşman köyden ayrıldı. muhacir gidenler geri dondü. bir cok kişi gerş gelemeden hayatını kaybetmişti. bu sırahatırladıgım kadarıyla köyün imamı çepnilerden keşkül ali aga idi. herkes yeniden ocak tüttürdü. ev yaptı. bugünlere böyle geldik. bizler icin zahmet ve zülüm altında bu toprakları bekleyen, gunlerce aç,susuz, çıplak ayakla onca yolları yürüyerekmuhacirlikten dönüp beldemizi bizlere kadar yaşatan gecmişlerimizi rahmet ve minletle anıyoruz ..
MEHMET AKPİNAR
ktü öğretim üyesi

Çevrimdışı MAHMUTOĞLU

  • Premium Üye
  • *******
  • İleti: 4219
  • Rep Puanı: +62/-0
  • GURURLA BAKIYORUM DÜNYAYA
Ynt: özdil köyünün işgal yiları
« Yanıtla #1 : Şubat 04, 2011, 10:13:11 ÖÖ »
Bizim köy hakkında bilgiler teşekkürler paylaşım için
Hamsi küçük bir balık, sakın ha aldanmayın, soyu çok kalabalık, yan göz ile bakmayın

Çevrimdışı BURAKCAN TURAN

  • Paylaşımcı Üye
  • ****
  • İleti: 274
  • Rep Puanı: +4/-2
Ynt: özdil köyünün işgal yiları
« Yanıtla #2 : Şubat 04, 2011, 11:11:24 ÖÖ »
pylşm içn tşkrler

Çevrimdışı Murathanoglu

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 1
  • Rep Puanı: +0/-0
Ynt: özdil köyünün işgal yiları
« Yanıtla #3 : Şubat 26, 2012, 06:37:34 ÖS »
Cok Degerli Arkadaslar,

ben Özdil in Isgal Hatiralari adli yazida adi gecen Osman Murathanoglu nun Torunuyum. Bu haber Vesilesiyle Dedem Osman Murathanoglu nun konaginin Rus Isgali sirasinda yakildigini ögrenmis oldum.
Sizden ricam Özdil in Isgal hatiralari hususunda elinizde olan belgeleri benimle paylasmanizdir.

Hepinize cok Selamlar, Sevgiler

Mehmet Riza Murathanoglu