Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: Osmanlı Mimarisinde Kuş Evleri  (Okunma sayısı 1156 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ay Işığı

  • Ziyaretçi
Osmanlı Mimarisinde Kuş Evleri
« : Şubat 26, 2013, 04:22:02 ÖS »
Gökyüzünde Allah’ın emrine boyun eğerek uçan kuşları görmüyorlar mı? Onları gökte ancak Allah tutar. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır. (Nahl 79)

Osmanlı’nın kuşlara verdiği önemin altında yatan asıl sebep Allah’ı zikrettiklerini duymalarındandır…

İşte bu yüzden, Osmanlı mimarisinden başka hiçbir mimaride eşi benzeri olmayan kuş evleri, kuşların barınmaları, beslenmeleri için binaların ön yüzlerine özel olarak yapılmıştır.
Kuş evleri, kuşları dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı korumak, yapıları da kuşların verebileceği zararlardan korumak, hem de Allah’ın yaratmış olduğu bu nazik yapıdaki hayvanlara hizmette bulunarak “sevaba nail olma” düşüncesiyle yapılmıştır. Güzel ötüşleriyle bulundukları yeri cennetten bir köşe haline getiren, aynı zamanda cennette bulunan birkaç hayvandan biri oluşundan dolayı kuşlara bizim kültürümüzde ayrı bir ihtimam gösterilmiştir.



Günümüze kadar ulaşan Kuş evleri

Türk mimarisinde, bilhassa 16. yüzyıldan itibaren kendini gösteren ve genellikle binaların en çok güneş alan, sert ve soğuk rüzgarları tutmayan cephelerinde, yüksekçe, emniyetli yerlerine yapılan kuş evlerinden bazıları günümüzde ihtişamını muhafaza eder.

 İstanbul eserlerinde sıkça örnekleri görülen ve saka, serçe, kırlangıç gibi korunmaya muhtaç kuşlar için yapılan bu barınaklar, Doğu Bayezıt, Tokat, Amasya, Kayseri, Niğde, Antakya, İzmir, Bolu, Bursa, Tekirdağ, Kırklareli, Edirne, Filibe, Tırnova’da da bulunuyor. 


Merhamet ve sevginin sembolu

Kuş evleri çeşit çeşit; gecekondu gibi olanı da var, saray gibi olanı da…  İlk başlarda basit yuvalar şeklinde yapılırken, 18. yüzyılda konforlu yapılara dönüşen kuş evlerinde dikkat edilen  en önemli özellik; kuşların kendilerini güvende hissetmelerini sağlamaktır.  En güzel örneklerine İstanbul’daki yapıların saçaklarında rastladığımız kuş evleri, kuşlara barınak olmanın yanında bulundukları binaları da süsleyen tasarımlardır. Bazı kuş evlerinde kuşların  beslenmesi için yemlikler, suluklar, inip çıkabilmeleri için merdivenler, başlarını çıkarıp etrafı kolaçan edebilecekleri balkonlar bile var.

İnsanoğlunun en güzel tasarımlarından olan kuş evleri, ‘merhamet’ ve ‘sevgi’ gibi yüce duyguları sembolize etmekle beraber, dönemin mimarisini, o kuş evini yaptıranın zevkini, inceliğini de yansıtıyordu. Tuğla, kiremit, taş, harç ise kuş evlerinin inşasında kullanılan malzemelerden. Tahtadan yapılan yuvalar ise ne yazık ki günümüze kadar ulaşabilmiş değil.



Unutulmaya yüz tutmuş

 Geçmişte mimarimizin tatlı bir ayrıntısı olan ve ülkemizde zikrettiğimiz gibi ancak birkaç numunesi bulunan kuş evleri günümüzde tamamen unutulmaya yüz tutmuş durumda. “Kuş evi” denildiğinde bir çoğunun zihninde çok fazla bir gayrete gerek duyulmadan yapılmış alâlade bir kuş yuvası canlanabilir. Ancak gerçekte hiç de öyle değildir. Her biri ince bir zevk ürünü olan ve sadece yaşamak için değil de, mimarların sanat kabiliyetlerini göstermek için yaptıkları saray ya da köşklere benzetebiliriz. Belki de bu yüzden kuş evlerine ‘Kuş köşkü’ ya da ‘Kuş sarayı’ da denilmektedir.”

Ne var ki artık, ecdadın gönül inceliğinin ve merhametinin tezahürü olan bu kuş evlerine yeni mimarimizde hiç rastlayamıyoruz. Şehirlerimizden kuşlar yavaş yavaş göç etmeye başladı. Bizim duyarsızlığımız ve sevgisizliğimiz karşısında. 



Bir kuş cıvıltısı bize neyi anlatır?

Her halde topraktan geldiğimizi. Ağaçtan, yapraktan, tohumdan, çiçekten, hayvandan, yağmurdan, böcekten, kırdan, bayırdan, Âdem atamızdan geldiğimizi. Nerede durduğumuzu sarsılarak hatırlarız. Hatırlarız ki, biz, yani insanoğlu çeliğin, plâstiğin, poşetin, motorun, betonun, antenin, ekranın, asfaltın çocuğu değiliz. Bir kuşun bir kuşa seslenişinde, patlayan tomurcuğun güneşe gülümseyişinde, yağmurun toprağa değişinde var olan sırrın şahidiyiz.

Göklerde ve yeryüzünde bulunan kimselerle, sıra sıra (kanat çırparak uçan) kuşların Allah’ı tespih ettiğini görmez misin? Her biri duasını ve tesbihini kesin olarak bilmektedir. Allah onların yapmakta olduğu şeyleri hakkıyla bilendir. (Nur 41)

Kaynak: ceddimizosmanlı


ben çok sevdim bunları konuyu bir dergiyi kurcalarken buldum... :D 

Çevrimdışı oflu enes

  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 1460
  • Rep Puanı: +65/-0
  • Cinsiyet: Bay
  • الله اكبر
Ynt: Osmanlı Mimarisinde Kuş Evleri
« Yanıtla #1 : Şubat 26, 2013, 07:48:53 ÖS »

Bu özellikle çok hoşuma gitti...
Ellerine sağlık abla :güll:
لَا إِلٰهَ إِلَّا الله مُحَمَّدٌ رَسُولُ الله

Ay Işığı

  • Ziyaretçi
Ynt: Osmanlı Mimarisinde Kuş Evleri
« Yanıtla #2 : Şubat 27, 2013, 01:40:15 ÖÖ »

reca kardeşcim ;)

bunlarda çok güzeller ya.. :)




*******



*******



Çevrimdışı Ay Işığı

  • Aktif Üye
  • **
  • İleti: 31
  • Rep Puanı: +2/-0
  • ☾✰
Ynt: Osmanlı Mimarisinde Kuş Evleri
« Yanıtla #3 : Aralık 31, 2016, 07:21:46 ÖS »
image shack yüzünden cağğnım konular uf oldu.

Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.