Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: Seyyid Abdulbaki Hazretleri  (Okunma sayısı 3708 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ay Işığı

  • Ziyaretçi
Seyyid Abdulbaki Hazretleri
« : Ocak 03, 2013, 06:16:52 ÖS »
Seyyid Abdulbaki Hazretleri

Bilvanis, Siyanüs, Taruni, Havil, Dilibey, Nurşin, Kasrik ve Gadir köylerinden soluklayarak Menzil'i mekan edinen Gavs Hazretleri ve oğulları (Seyda Hazretleri ve Seyyid Abdülbaki Hazretleri) kıyamete dek sürecek irşad faaliyeti sergilemektedirler.

Peygamber soyundan gelen bu aile, Şah-ı Nakşibendi (k.s.)'ın Kasr-ı Arifan'da başlattığı irşadın ikincisini her türlü çileye rağmen, devam ettirmektedirler. Bu yüzden Menzil'e Seyda Hazretleri (k.s.) ikinci Buhara demiştir. Gerek Gavs Hazretleri, gerek Seyda Hazretleri ve gerekse Seyyid Abdulbaki Hazretlerinin bu yerlerde Allah'ın rızasını kazanmaktan başka gayeleri olmamıştır. Rıza-ı Bari hayatlarının parçası olmuş ve bu uğurda diyar diyar gezmişler ve bu uzun yürüyüşten sonra , Menzil en son durakları olmuş. Böylece göç ve hicret hayatını yaşayarak Resulüllah'a mutabaat yaptılar.


Bu dönemin Gavsı: Gavs-i Sani Seyyid Abdülbaki Hazretleri
Hz. Ali Efendimizin Oğlu Hz. Hüseyin soyundan Peygamberimiz (s.a.v)'in Torunu olur.
Adıyaman-Menzilde yaşıyor.



Allah Gül Nebinin Gül Torununu Başımızdan eksik Etmesin...Okadar yakınımızda ki Allah Onu Göremeyenlere görmeyi nasib etsin..

« Son Düzenleme: Ocak 26, 2015, 11:38:56 ÖS Gönderen: Ay Işığı »

Çevrimdışı nigner

  • Administratör
  • *
  • İleti: 17938
  • Rep Puanı: +277/-9
  • Cinsiyet: Bayan
  • ŞİMAL@KUZEY YILDIZI@ YURTTA SULH, CİHANDA SULH
Ynt: Seyyid Abdulbaki Hz.'nin Hayatı
« Yanıtla #1 : Ocak 04, 2013, 01:02:16 ÖÖ »
aminn..
konu için çok sağolasın canım..
Allah cc razı olsunn...
@ŞİMAL RÜZGARI@KUZEY YILDIZI@
YURTTA SULH CİHANDA SULH

  • Ziyaretçi
Ynt: Seyyid Abdulbaki Hz.'nin Hayatı
« Yanıtla #2 : Ocak 07, 2013, 08:58:40 ÖS »
Amin. Ecmain Canım  :güll:


:)
Trabzonlu sofinin birisi girmiş cami içindeki kuyruğa. Ha bekler de bekler sıra bir türlü kendine gelmez. Sıradayken sürekli tekrar ediyormuş, Sultan neyin var derse, benim halim ne olacak derim. Sıra geç gelince ve Sultan'ında o halini görünce sormaz mı sofi; "Sultanım senin halin ne olacak?"

--------------------------------------------------------------------------------

Menzilde Acemi bir sofi adayı Gavsımızı hane-i sadetlerine kadar takip eder.Gavsımız tam içeri girecekken bir kaç defa seslenir: Abdulbaki Bey!,Abdulbaki Bey!,Abdulbaki Bey!, Gavsımız geri döner. Sofi adayı''Afedersiniz Abdulbaki bey şayet müsaitseniz bir tevbe rica edebilirmiyim?''der. Gavsımız tebessüm buyururlar hemen oracıkta tevbe verirler. Sonra Gavsımız buyurur''Bu da bizim kibar sofidir''

--------------------------------------------------------------------------------

Bir gün laz bir sofi menzile tövbe tazelemeye gider. ama son derece de sinirlidir. menzilde camiye girer ve sadatımız Seyyid Gavs-ı Sani h.zlerini volta atarak beklemeye başlar. sultanımız gelir bakar ki bizim laz sofi çok gergin dolanır. sultanımız selam verir. laz sofi de selamı alır . sultanımz sorar "hayırdır sofi gerginsin?" der. sofi başlar anlatmaya: -ben bir ara otobüs almıştım. tam işler yoluna girdi derken devrildi der. seydamız: -ee sofi? der. -belli bir zaman sonra kamyon aldım. tam işler yoluna girdi derken. o da devrildi . seydamız: -eee sofi? der. -ondan sonra da bir tane tır aldım. o da devrildi der. seydamız: -eee sofi? der. laz sofi bu sefer: -ben geçenki gelişimde senin elinden tövbe ettim. o da devrildi der. seydamızın bu cevap hoşuna gitmiş. tövbeyi tazelettirmiş ve göndermiş sofiyi..


alıntı
« Son Düzenleme: Kasım 05, 2016, 08:29:38 ÖS Gönderen: Ay Işığı »

Ay Işığı

  • Ziyaretçi
Ynt: Seyyid Abdulbaki Hz.'nin Hayatı
« Yanıtla #3 : Ocak 16, 2013, 01:47:59 ÖÖ »
Gavs-ı Sani Hazretlerine Anlatılan Rüya
 
MENZİL'DE BİR SOFİNİN RÜYASI VE GAVS-I SANİ SEYYİD ABDULBAKİ HAZRETLERİNE ANLATIŞI:

Sofinin biri bir rüya görmüstür.Bu rüya öyle bir rüyadir ki Sultanimiza anlatmak ister ve Menzile gitmeye karar verir.Sofiyi SEYDA Hazretlerinin huzuruna getirirler.Sultanimiz buyurur:"Basina bir beyaz örtü örtün rüyayı öyle anlatsın" der.Ve sofi rüyayi anlatmaya baslar:
Rüyasinda mahser kurulmustur.

Efendimiz s,a,v ümmetinin basindadir. Saginda dört büyük halife ve solunda Abdulbâki HAZRETLERI yer almaktadir.Bütün sofiler bir aradadir.

Ve Iki Cihan Serveri s.a.v. Abdulbâki hazretlerine dönerek:
"Ya Abdulbâki ümmetimden cömert olanlari topla Hz. Ebûbekre teslim et"der.Sultanimiz kalabaligin arasindan sofileri teker teker secerek bu görevi yerine getirir ve Hz. Ebûbekr Efendimize teslim eder.

Efendimiz s.a.v buyurur:
"Ya Abdulbâki ümmetimden cihadi sevenleri topla Hz. Aliye teslim et"der.Sultanimz sofilerin arasina girerek tek tek secer ve Hz. Aliye teslim eder.

Efendimiz s.a.v yine buyurur:
"Ya Abdulbâki ümmetimden adâletli olanlari topla Hz. Ömere teslim et"der.Yine SEYDA Hazretleri secerek sofileri Hz. Ömere teslim eder.

Efendimiz s.a.v tekrar buyurur:
"Ya Abdulbâki ümmetimden Kuran-i Kerim'i cok okumayi sevenleri topla Hz. Osmana teslim et"der.Ve Sultanimiz secerek sofileri Hz.Osmana teslim eder.

Abdulbâki Hazretleri aglamaktadir.Bir geriye kalan kalabaliga bakar,bir de halifelere teslim ettigi sofilere....Geriye kalan teslim edilenden KAT KAT fazladir. Sultanimiz edebinden iki büklüm olur Efendimiz Aleyhisselâtüvesselam'a gelerek:
"Ya RasulAllah geriye hep cürük carik sofiler kaldi bunlari ne yapayim" der.Merhamet timsâli Efendimiz s.a.v. kollarini acarak:
"YA ABDULBÂKI TOPLA HEPSINI BANA GETIR"der.


Rüyayi dinleyen sultanimizin gözleri dolar cünkü sofi aglamaktan rüyayi zar zor anlatabilmistir ve orda bulunan bütün sofiler de aglamaya baslar.

Sonra SULTÂNIMIZ söyle der:

"Bu rüyayi duyan sofi duymayan sofilere anlatsin"der.


İşte merhametlilerin en merhametlisi Allahu Teala ve habibi yaratılmışların en merhametlisi Hz. Muhammed Mustafa (sav) efendimiz ve şuan günümüzde yaşayan beşeriyetin en mükemmeli Peygamber Efendimizin kutlu Ehli Beyt soyundan Gavsı Sani Şeyh Seyyid Abdulbaki (ks) hazretleri..

Bu rüya vakıf sohbetlerinde anlatılmış bir rüyadır. Bu yüce Nakşibendi Menzil kapısının büyüklüğünün sadece küçük bir zahiri işaretlerinden biridir.

Allahu Teala (cc) bizleri kendine layık kul, Habibine (sav) layık ümmet, Gavs-ı Sani (ks) Hazretlerine layık sofilerden eylesin.. Amin.


alıntı
« Son Düzenleme: Aralık 14, 2014, 06:52:38 ÖS Gönderen: Ay Işığı »

Ay Işığı

  • Ziyaretçi
Ynt: Seyyid Abdulbaki Hz.'nin Hayatı
« Yanıtla #4 : Şubat 08, 2013, 02:11:44 ÖS »
Kurbanım

Yar adıyla başlayayım sözüme
Gülsüz bağda bülbül ötmez kurbanım
Sözü önce söyleyeyim özüme
Yoksa kalpten kalbe gitmez kurbanım

Sen senin olmazsan tüm dertler biter
Varını yokunu mürşidine ver
Ustanın elinde kütük ol yeter
Teslim olan zarar etmez kurbanım

Güvenme kendine ben oldum diye
Pişenler hamım der, bir düşün niye
Tövbe lazım ettiğimiz tövbeye
Bir tövbeyle bu iş bitmez kurbanım

İltifat beklemek kırılmak nedir
O kapıdan kovsa sen bacadan gir
Ha sevmiş ha dövmüş ikisi de bir
Sevmese kaşını çatmaz kurbanım

Çalış nasibini al dünyadan yana
Ama sanma dünya yar olur sana
Ahiret parası lazım insana
Güneş hep batıdan batmaz kurbanım

Hizmet yoksa himmet olmaz bu kesin
Hem hizmet nimettir böyle bilesin
Gayret et gönle gir “benimdir” desin
Sultan kölesini atmaz kurbanım

Yap dediğini yap emrine göre
Bu iş bensiz olmaz deme boş yere
O eli tutmuşsa insan bir kere
Nefsini hesaba katmaz kurbanım

Cahiller ağzını açınca ben der
Ben deyip yol alan var mı hiç göster
Eli hep güzel gör kendini hep yer
Tezek su dibine batmaz kurbanım

Günahtı sevaptı bunlar boş hesap
Her neyi yaparsan Allah için yap
Avamın işidir bu hesap kitap
Aşıklar kar zarar gütmez kurbanım

Dua kabul, niye sıddıkın ahı
Ne dedi hızıra nakşibend şahı
Hatırla idrak et anla bu rahı
Ben sadıkım demek yetmez kurbanım

Sadakat ne derse doğru demekmiş
Onsuz doğrulara eğri demekmiş
Sadakat sıddıkın bağrı demekmiş
Ciğer yanar duman tütmez kurbanım

Er olmak isteyen serinden geçer
Bir saki elinden badeyi içer
Seç deseler yarin zehrini seçer
Ağyarın balını tatmaz kurbanım

Sözün özü derdi minnet bil cana
Yare can ver ki can yar olsun sana
Serdar isen serini koy meydana
Kurbanlara bıçak tutmaz kurbanım
 
Serdar Tuncer



Ay Işığı

  • Ziyaretçi
Ynt: Seyyid Abdulbaki Hz.'nin Hayatı
« Yanıtla #5 : Haziran 02, 2013, 03:12:31 ÖÖ »
Seyyid, İslam peygamberi Hz. Muhammed Mustafa’nın(s.a.v) kızı Fatıma’dan olan torunları Hasan, Hüseyin, Zeynep, Ümmü Gülsüm ve Rukiye’nin soyundan olduğu inanılanlar genel olarak bu adla anılır. Hanımlar için “Seyyide” sıfatı kullanılır.

Sünniler arasında Hüseyin’in soyundan gelen Hüseyniler’e “Seyyid”, Hasan’ın soyundan gelen Hasaniler’e “Şerif” denir. İran’da Seyyid kökenli aileler Mir ya da Mirza olarak da anılır.

Osmanlılar zamanında Şerif ve Seyyid ailelerin birliğini Nakibu’l-Eşraflık Kurumu sağlardı. Peygamber soyundan gelmekle beraber onun inanç sistemine bağlı olmayan kişiler Ehli Beyt’ten sayılmazlar. Seyyidler Fatıma’nın kocasına nisbetle Aleviler olarak da adlandırılırsa da bu başlık çeşitli karışıklıklara sebeb olduğu için bu alanda pek kullanılmaz.

Hz. Ali’nin, Hz. Fatıma’nın vefatından sonra yaptığı evlilikten doğan çocukları genetik olarak Alevi olmakla beraber Fatimi olmadıkları için Seyyid veya Şerif değildirler. Ayrıca Alevi kelimesi genetik anlamı dışında Ali taraftarı olanlar içinde kullanılmakta olduğundan her zaman Seyyidlik’le örtüşmez. 
« Son Düzenleme: Ocak 26, 2014, 03:14:27 ÖÖ Gönderen: Ay Işığı »

Ay Işığı

  • Ziyaretçi
Ynt: Seyyid Abdulbaki Hz.'nin Hayatı
« Yanıtla #6 : Ağustos 05, 2013, 04:11:57 ÖÖ »
Bir anne. Yanında da bir çocuk. Televizyon seyrederler.
Çocuk sorar '-Kurbanım ne demek anne?'
Anne bakar .. ;
" '-Bayram' der
'-İftar'der
'-BİR KÖY' der. Yutkunur .. İşte bunlar Hep Şiir

Serdar TUNCER
« Son Düzenleme: Ocak 26, 2014, 03:14:44 ÖÖ Gönderen: Ay Işığı »