Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: İtalya’da bir Türk köyü: Moena-TURCHIA  (Okunma sayısı 1397 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ay Işığı

  • Ziyaretçi
İtalya’da bir Türk köyü: Moena-TURCHIA
« : Kasım 09, 2014, 12:06:55 ÖÖ »


Moena, İtalya - Avusturya sınırına yakın bir Kuzey İtalya köyüdür. Alplerin ucunda, Avusturya sınırındaki köy, günümüzde tanınmış bir kayak merkezi olarak bilinmektedir. Bir İtalyan köyü olduğunu söyleyenler olduğu kadar, Türk köyü olduğunu da söyleyenler vardır. Aslında Moenalılar, Türk gibi yaşayan İtalyanlardır.

Halk arasında La Turchia(Türkiye) olarak adlandırılan köyün ilginç hikayesi 330 yıl öncesine, ta II.Viyana Harbine kadar uzanır. Hikâye şöyledir:

"Lakabı Balaban(yırtıcı bir kuş) olan Yeniçeri Hasan, IV. Mehmed döneminde yaşamış, başarılı bir Osmanlı istihbarat subayıdır. Rusça'nın yanında, İtalyanca ve İspanyolca da bilen Balaban, Roma, Berlin, Viyana ve Venedik gibi dönemin büyük şehirlerine defalarca girip-çıkarak, dönemin Serdar-ı Ekrem(bugünkü Genelkurmay Başkanı)'i ve Sadrazam(en büyük Vezir)'ı olan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'ya; dolayısıyla da Osmanlı'ya istihbarat sağlamış ünlü bir askerdir. Kılık değiştirmekte usta olan Balaban Hasan, bir gün yine bir görev alır. Viyana'da bulunan on iki Türk ajanından uzun bir süre haber alınamadığından, Balaban Hasan neler olup bittiğini bir an önce öğrenip geri gelmek zorundadır. Balaban Hasan görev için gerekli hazırlıkları yaparken, Kara Mustafa Paşa da Kanuni zamanında fethi yarım kalan Viyana'yı ikinci kez kuşatmak amacındadır. Ancak durumu padişaha zamanında açamayan Paşa vicdan azabı çekmekte bir yandan da hazırlıkları ağırdan almaktadır. Bunun üzerine Balaban, Sadrazam Kara Mustafa Paşa'ya haddi olmadığı halde bir an önce Viyana'nın kuşatılması, ne kadar geç kalınırsa kuşatmanın o kadar zor olacağı hususunda öğüt vermeye kalkar. Köpüren Sadrazam, Balaban'ın idam edilmesini emreder; ancak o bir yolunu bulup kaçmayı başarır.

Olaydan sonra Balaban, Avrupa'da II.Viyana dahil bir çok yerde gizlice Osmanlı askerleri içine karışarak savaşır. Girdiği bir mücadelede ağır yaralanır, atına atlayarak bilmediği bir yere doğru gider ve Moena köyüne varır. Buradaki halk onu misafir ederler ve iyileştirirler. Daha sonra halk onu sever, onun da gidecek yeri olmadığından burayı kendi köyü olarak görür. Bilgi, tecrübe ve becerisini köylü ile paylaşır. Köylü zamanla ona "El Turco(Türk)" adını verir, İtalyanca bildiği için de köylüyle kolayca anlaşır ve Türk kültürünü orada yaşatmaya devam eder. Köyden bir kızla da evlenerek tamamen Moena köyüne yerleşir.

Günün birinde Alman derebeyleri vergi almaya geldiklerinde, köyü yerle bir ederler, yakıp yıkarlar. Bunu içine sindiremeyen ve aynı zamanda iyi bir asker de olan El Turco'muz halka kılıç kullanmayı, ok atmayı, kısaca tam anlamıyla savaşmayı öğretir. Ardından halkı ayaklandırır ve derebeylerin zulmünden halkı kurtarır. Bugün Moenalılar halen daha Balaban Hasan'a bu nedenle minnettardırlar ve bu minnetin nedeni de köylüye kahramanlık ve özgürlük duygularını aşılamasıdır."

Balaban Hasan, yani nam-ı diğer El Turco hayatının sonuna kadar bu köyde yaşar. O gün bugündür köyün adı La Turchia veya Rione Turchia olarak anılmaktadır. Moena halkı 1683 yılından beri El Turco'yu atası olarak bilmekte ve ondan öğrendikleri Türk geleneklerini nesiller boyunca yaşatmaktadırlar. Ayrıca Moena'da İtalyan bayraklarından daha çok Türk Bayrakları asılıdır ve halk kendini Türk addeder.

Her yıl Temmuz ayında evlerin balkonları ve camları Türk bayrakları ile süslenir, köyün ortasında üzerinde ay yıldız bulunan sarıklı ve bıyıklı bir Türk tasvirli çeşme vardır. Moena halkı, her yıl Ağustos ayında festival düzenler, bu festivalde herkes Osmanlı kıyafetleri giyer, köyün en yaşlısına da El Turco'yu temsilen Sultan kıyafeti giydirilir ve şenlikler yapılır.

2007 yılında bir gazetede çıkan haberde okuduğuma göre Moenalılar o zamanki Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç'a mektup göndermişler, en çok istedikleri şey olarak da Mehteran Takımı'nı belirtmişler. Ayrıca Türk kanallarını sürekli takip ettiklerini ve buralara gezmek için giden bir Türkle karşılaştıklarında onu mutlaka misafir edip Türk geleneklerine göre ağırlıyorlarmış...
 





***



***



***



« Son Düzenleme: Kasım 09, 2014, 12:15:38 ÖÖ Gönderen: Ay Işığı »

Çevrimdışı ErtPeh

  • Administratör
  • *
  • İleti: 6856
  • Rep Puanı: +332/-2
  • Cinsiyet: Bay
  • Söz Konusu Vatansa Gerisi Teferruattır
Ynt: İtalya’da bir Türk köyü: Moena-TURCHIA
« Yanıtla #1 : Kasım 12, 2014, 06:56:39 ÖS »
Gurur verici bir tablo  :alkis:
Biri Kürtçe konuşur - Adı özgürlük olur
Biri Ermenice ağıt yakar - Adı ortak acımız olur
Biri çıkıp herhangi bir dilde feryat eder - Adı rengimiz olur
Biri çıkıp ''Ne Mutlu Türküm'' dediğinde - Adı ırkçı faşist olur Faşistsek bu yüzden eğer, kulağınızın zarı patlayana kadar haykırıyoruz
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!!! Demeyeninde canı cehenneme!!!

Ay Işığı

  • Ziyaretçi
Ynt: İtalya’da bir Türk köyü: Moena-TURCHIA
« Yanıtla #2 : Aralık 20, 2014, 11:45:31 ÖS »
 :hıhı: ben burayı yakından gidip görmek isterdim...

Çevrimdışı ErtPeh

  • Administratör
  • *
  • İleti: 6856
  • Rep Puanı: +332/-2
  • Cinsiyet: Bay
  • Söz Konusu Vatansa Gerisi Teferruattır
Ynt: İtalya’da bir Türk köyü: Moena-TURCHIA
« Yanıtla #3 : Aralık 21, 2014, 12:47:39 ÖÖ »
kim istemez ki  \)
Biri Kürtçe konuşur - Adı özgürlük olur
Biri Ermenice ağıt yakar - Adı ortak acımız olur
Biri çıkıp herhangi bir dilde feryat eder - Adı rengimiz olur
Biri çıkıp ''Ne Mutlu Türküm'' dediğinde - Adı ırkçı faşist olur Faşistsek bu yüzden eğer, kulağınızın zarı patlayana kadar haykırıyoruz
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!!! Demeyeninde canı cehenneme!!!